Çukurca, Seyitgazi

Posted on November 20th, 2008 in Uncategorized by admin

Çukurca, Eskişehir ilinin Seyitgazi ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihi

Köyün Adı,Çukurun içinde olduğu için çukurca denmiştir.Köyün girişine gelmeden önce sadece minaresinin ucu görünür.diğer adı Burhaniye diye geçer ama pek kullanılmaz…
köy 1891 (rus harbi)zamanında bulgaristanın deli orman provada bolgesınden göçmen olarak gelip yerleşmişlerdir.köyü adı:genç ağa (hasan)adlı birisı kurmustur. daha sonra akrabaları gelıp yerlesmıslerdır.genç ağa adındaki zatı muhterem demircilik zanaatkarıymış.avcılığı sevdiği için böyle dağlık ve ormanlık bir bölgeye yerleşmiştir…

Kültür

GELENEK HER YIL HARMAN SONU HASATTAN SONRA KÖYÜN KÜÇÜK GENÇLERİ
(10,14 YAŞLAR ARASI ÇOCUKLAR)MERDİVENNİN ALTINA 2 ÇOCUK GİRER
ÜZERİNE ÇUL(ESKİ ÇARŞAF VB…)ÖRTERLER.DEVE YAPARLAR VE BUĞDAY
ARPA GİBİ MAHSULLERI KÖY HALKINDAN TOPLARLAR.TOPLAMA BİTİNCE
O MAHSULLERI SATIP KENDILERINE BAZI YIYECEKLER ALIP TOPLANIP
YENİR.BU GELENEK ESKİ ZAMANLARA DAYANDIĞI SOYLENIR.
KÖYÜN YEMEKLERİ?EN ÖNEMLİ YEMEKLERI TARHANA ÇORBASIDIR.
KIRMA VE DIZMANA EN ÖNEMLİ HAMUR İŞİDİR.
KÖYÜN KENDINE HAS DİĞER KOYLERDE OLMAYAN TOZ BİBER
YAPARLAR:NOHUT, MISIR KAVRULUR KURUTULMUŞ KOYDE
YETISEN BİBERLER BUNLARLA KAYADA ÇEKİLEREK TOZ BİBER
HALİNE GETİRİLİR.BUNA ÇUKURCA BİBERİ DENİR
AV MEVSİMİNİN AÇIK OLDUĞU ZAMANLARDA AVCILIK YAPILIR,
AHMET ŞEN TAVŞAN KAPAMASI MEŞHURDUR…

Coğrafya

Eskişehir iline 70 km, Seyitgazi ilçesine 23 km uzaklıktadır.Köy yolu tamamen asfalt olup iyi durumdadır. tarihi yazılıkaya anıtı bu köye 3 km yakınındadır. Frigya eserleri olan doğanlıkaya ve direkli kale bu köy sınırları içindedir. Çukurca köyü Çukur bir derede olduğundan bu ismi almıştır. her iki taraftan köye gelindiğinde önce minaresi sonra köyden birkaç ev görünür

İklim

Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 197
1997 170

Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Muhtarlık

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

2004 - osman kütük
1999 - BASRİ ASLANGİRAY
1994 - BASRİ ASLANGİRAY
1989 -
1984 -

adres açıklaması===Altyapı bilgileri===
Köyde, ilköğretim okulu vardır ama taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.CEP TELEFONU (sadece akpara kalesinde)ÇEKMEKTEDİR.KÖYÜN İNTERNET SİTESİ http:cukurcacom.tr.gg DİR

  • Comments Off

Lucy Parsons

Posted on November 19th, 2008 in Uncategorized by admin

Lucy Parsons (Lucy Eldine Gonzales) (1853-7 Mart, 1942) Teksas doğumlu siyahi sendikacı.

Lucy Parsons bir Siyahtı, Siyahlara karşı ayrımcılıkla savaştı. Kadındı, kadınlara karşı ayrımcılıkla savaştı. Emekçiydi, emekçileri ezen sömürü düzeniyle savaştı. Bugün geride bir tek fotoğrafı var. Bir de belleklere, belgelere bıraktıkları.

Lucy Eldine Gonzales 1871′de amcasına ait küçük çiftlikte kuzey Teksas’ta çiftlikleri dolaşan bir vergi tahsildarı olan Albert Parsons isimli bir beyazla tanıştı. O yıllarda Güney’de Jim Crow Yasaları hüküm sürüyordu. Ayrı ırklardan insanların evlenmesi yasaktı.

Mücadele Zamanı

1872′de Teksas’taydılar. Seçim zamanı Albert bölgedeki reşit Siyahlar’ı oy kütüklerine yazdırmak için uğraştı. Parsonslar bütün ırkçıların nefretini kazandılar. Siyahlar’ı oy vermeye çağıran Albert bacağından vuruldu, Lucy ölümle tehdit edildi. Zaten iki ayrı ırktan gelip evlenebilmeleri onların hedef seçilmesi için yeterli bir nedendi. Linç tehdidi hayatlarının bir parçasıydı. Güney’de evlenemeyen Albert ve Lucy, Şikago’ya taşınmaya karar verdiler.1873′te Şikago’ya taşındılar.

Lucy, zengin kadınlara elbise dikip aile bütçesine katkıda bulunmaya çalışırken,Albert Şikago Tayms’da dizgici olarak çalışmaya başlar.

1877′de ABD’de ilk büyük işçi eylemleri görüldü. Baltimor, Ohayo demiryolu hattında çalışan demiryolu işçileri ücretlerin düşürülmesini protesto etmek amacıyla greve gittiler. Onların hareketi Şikago’da da karşılık buldu. İşçiler militanca mücadeleye giriştiler. Polisin grevi kırma girişimi şiddet olaylarına yol açtı. Albert Parsons yirmi beş bin işçiye karşı yaptığı konuşmayla kitleleri şiddetin yer almadığı bir mücadeleye çağırdı ve öfkeli işçileri, akılcı bir mücadele planından söz ederek yatıştırdı. Bu konuşma, onun işini kaybetmesine ve bütün işverenlerce kara listeye alınmasına neden oldu.

Yanına arkadaşı Lizzie Swank’ı alan Lucy bir butik açtı. Bu butikte Uluslarası Kadın Giyimi Emekçileri Sendikası (ILGWU) toplantıları da yapılıyordu. Lucy’nin aktif siyasi kariyeri böyle başladı.

  • Comments Off

Şifre

Posted on November 19th, 2008 in Uncategorized by admin

Şifre kelimesi aşağıdaki anlamlarda kullanılabilir:

  • İddia edilen kullanıcı olduğunu ispatlamak veya girişi kısıtlanmış yerlere girmek için kullanılan harf ve/veya rakamlardan oluşan karakter dizisi.
  • Bir veriyi değiştirerek anlaşılmaz hale getirme işlemi. Şifreler, deşifre edilebilen ve tek yönlü şifre olarak ikiye ayrılır.
  • Comments Off

Beton

Posted on November 19th, 2008 in Uncategorized by admin

Beton,(Fr le béton) çakıl, kum gibi “agrega” denilen maddelerin bir bağlayıcı madde ve su ile birleştirilmesinden meydana gelen inşaat yapıtaşı. Bağlayıcı madde de genellikle çimentodur. Mesela portland çimentolu betonda bağlayıcı, portland çimentosu ve su karışımıdır. Asfalt ve diğer başka malzemeler de bağlayıcı olarak kullanılır; “asfalt betonu” ve “polimer betonu” elde edilir. Ancak genellikle “beton” denince portland çimentolu beton hatıra gelir.

Beton çok yaygın olarak kullanılan bir yapı malzemesidir. Baraj, kanal gibi su yapıları yanında yol, bina, köprü ve diğer yapıların inşaatında kullanılır. Hem bir taşıyıcı eleman ve hem de dekoratif malzeme olarak ortaya çıkar. Yangına dayanıklılığı, su geçirmezliği ve ses yalıtımı bakımından da tercih edilir. Modern yapılarda nükleer radyasyona karşı da kullanılır. Dünya ortalaması olarak kişi başına senelik beton üretimi bir ton civarındadır. Bu miktar Türkiye’de ise 1980 yılında yaklaşık 250 kilogramdı.

Tarihçe

Beton yaklaşık olarak değişik şekillerde ve genel manada 5000 yıldan beri kulanılmaktadır. Eski Mısırlılar kil harcını piramitlerin yapımında kulanmışlardır. Harç kireç taşının (CaCO3) ısıtılması ve karbondioksit gazının (CO2) çıkarılması ile elde edilmekteydi. Elde edilen kireç, agrega ile karıştırılarak harç olarak kulanılmaktaydı. Daha sonra CO2 olarak sertleşen orijinal CaCO3 veya kireç taşına çevrilmekteydi. Su ile sertleşen hidrolik çimentonun bulunuşu, Romalılara kadar uzanır. Romalılar kireç hamurunu, pozolanik volkanik küle karıştırmaktaydılar. Bu amorf silisten oluşan pozolan, suyun mevcudiyetinde alkali ile kimyasal olarak reaksiyona girerek silis jeli olarak sertleşir.

Pozolan kelimesi, maddenin bulunduğu Pozzuoli isimli İtalyan kasabasından gelmekteydi. Bu konuda ilk patent İngiliz James Parker’e 1796′da verilmiştir. 1824′te de İngiliz duvarcısı Joseph Aspdin kireç taşını kille yakarak bir bağlayıcı madde, çimento elde etti. Portland Adasındaki kireç taşına benzediği için Portland çimentosu ismini verdi. Günümüzde yıllık dünyada l00 milyona yakın portland çimentosu kulanılmaktadır.

Betonun bileşimi

Betonu teşkil eden en önemli madde, bağlayıcı olan çimentodur. Çimento, su ile kimyasal reaksiyona girerek agrega tanelerini bağlar. Agrega, betonun yaklaşık % 75′ini meydana getirir. Tane boyutuna bağlı olarak iri ve ince diye isimlendirilir. İri veya kaba agrega çoğu zaman taş ocaklarından kırma suretiyle elde edilebildiği gibi tabii olarak da bulunabilir. Dikkat edilecek husus, zararlı maddelerden temiz olmasıdır. Bu zararlı maddeler yumuşak taneler, kil, çözülebilir tuzlar ve organik maddeler olabilir. Kum veya ince agrega, silika veya kalker ihtiva eden tabii olarak parçlanmış malzemenin elenmesi ile elde edilebildiği gibi, kayalardan kırma ve öğütme suretiyle de elde edilebilir. Betonu teşkil eden diğer önemli bir madde de sudur. Suyun zararlı madde ihtiva etmemesi gerekir. Genellikle içilebilen su yeterlidir.

Çimento, agrega ve sudan başka betona bazı katkı maddeleri de karıştırılabilir. Bunlar, su ilavesinden evvel veya sonra konulabilirler. Katkı maddeleriyle, betonun işlenebilme özelliği, dayanıklılığı, mukavemeti arttırabildiği gibi, sertleşmeyi geciktirebilir veya çabuklaştırabilir. Bunun yanında ısı genleşme ve geçirgenlik de beton katkı maddeleriyle kontrol edilebilir. Betonun içinde milyonlarca mikroskopik hava kabarcığı meydana getiren katkı maddeleri de mevcuttur. Karışımın su ihtiyacını azaltan katkı maddeleri, portland çimentosu taneciklerini elektrikle yükleyerek birbirlerinden ayırır ve daha homojen bir karışım meydana getirerek su ihtiyacını azaltırlar.

Beton üretimi

Beton için gerekli olan çimento ve agrega, ayrı sanayi dallarında hazırlanır. Son adım, karışımın hazırlanıp betonun kullanılması safhasıdır. Uygun karışım oranlarının seçilmesi; ekonomi, işlenebilme, mukavemet, dayanıklılık ve görünüş gibi özelliklerin dengeli elde edilmesini sağlar. Bunlar kullanıldığı yere göre değişir. Agreganın durumuna, çimento cinsine göre pekçok karışım oranı hesap metodu teklif edilmiştir. Karışım suyunun çimento miktarına oranı, betonun mukavemetine tesir eden en önemli bir etkendir. Diğer önemli bir etken de beton içindeki hava miktarıdır. Bu miktar normal betonda yaklaşık % 0,3-3 civarındadır. Bu iki tesir beton kalitesinin kontrolünde en önemli iki faktörü teşkil etmektedir. Ayrıca beton karışımın homojen olarak elde edilmesinde de önemlidir.

Karıştırma işi, inşaat yerinde betoniyerlerle gerçekleştirilir. Bazı özel durumlarda karışım, küreklerle de yapılabilir. Genel olarak karışımı meydana getiren çimento torba, agrega ağırlık (veya bazı hallerde görünen hacim) ve su da hacim olarak ölçülür. Karışımı hazırlayan (veya hazır beton satan) merkezi kuruluşlar da mevcuttur. Buraya yapılacak istek karşılığında, kullanıma hazır, istenen kalitede karışım, inşaat yerine getirilir. Karışım, sabit karıştırıcılarda yapılabildiği gibi, hareketli karıştırıcılarda da gerçekleştirilebilir. Bu çeşit merkezi beton santrallerinin faydası, karışımın kontrollü olarak yapılmasıdır. Uygun kum ve çakıl bulunduğunda kolayca iyi kalitede beton elde edilebilir.

Karışımın homojen bir şekilde elde edilmesinden sonraki yapılan iş, bunun yerleştirilmesidir. Eğer hazırlanan karışım döküm yerine yakın değilse bunun bu yere iletilmesi gerekir. Bu işlem araba ve kova veya pompa kullanılarak da gerçekleştirilebilir. Kalıba yerleştirilen karışımda bulunan hava kabarcıkları titreştirici kullanılarak çıkarılabilir ve betonun iyi yerleşmesi sağlanabilir. Küçük işlerde, şişleme de tatbik edilebilir. Titreştirme, dış merkezli bir kütlenin bir eksen etrafında döndürülmesi suretiyle elde edilir. Bu vibrasyon denilen titreştirme, beton içinde yapılabildiği gibi, kalıbın titreşimiyle de elde edilebilir.

Betonun elde edilmesinde en son adım, dökülmüş betonun bakımı ve sertleşmesidir. Sertleşme portland çimentosunun hidratasyonu, su ile kimyasal reaksiyona girmesi sonucu meydana gelir. İlk günlerde nemli şartların belirli süre devam ettirilmesi önemlidir. Bunun için betonun dış yüzü, su ile ıslatılabileceği gibi, nemli örtüler de kullanılabilir. Tam hidratasyonun elde edilmesi için çimento türü ve sıcaklığa bağlı olarak uzun bakım süresine ihtiyaç duyulabilir. Çoğu hallerde yedi gün kafidir. Genellikle betonun suyunun buharlaşması sonucu sertleştiği zannedilir. Gerçekten bu doğru değildir. Su olmaksızın ne hidratasyon ve ne de sertleşme olabilir. Su, çimentonun hidratasyonu sonucu kaybolur ve ancak fazla suyun buharlaşmasına müsaade edilebilir. Betonun geçirdiği devrelerdeki kimyasal reaksiyonlar oldukça karmaşıktır.

Artık üretilen betonlarda oluşan sorunlar nedeni ile üretilen katkı malzemeleri kullanılmaktadır.
Bu katkılar hem betonun mukavvemetini yükseltip suyun zararlarından korur hemde katkının kıvamına göre akışkan ya da donuk olmasını kendi ihtiyacımıza göre ayarlıyabiliriz.

Betonun korozyonu

Betonun korozyonuna çoğunlukla dış ortamdaki agresif ögeler neden olurlar. Bunun yanında betonu oluşturan bileşenlerin de bazı durumlarda tepkimelere girişmesi olasıdır. Alkali-Agrega reaktivitesi gibi. Bu tür iç korozyon olayları dış ortama bağlı olarak şiddetlenebilir.

Betonun doğal kimyasal zararlara karşı dayanıklı olması, fizikokimyasal dış etkenler sonucu niteliklerini kaybetmemesi gerekir. Bunun için yeterli kimyasal dayanıma (dayanıklığa) sahip bulunması istenir. Çimentoyla yapılmış herhangi bir elemanın çimentoyla yapmış olduğu reaksiyon sonucunda zamanla mukavemeti artacağına azalıyor.

Beton çeşitli zararlı etkiler altında bir takım kimyasal reaksiyonlar nedeniyle sahip olduğu mukavemeti zamanla kaybedebilir. Bu durumda yapı betonun maruz kaldığı kuvvetlere dayanamamanın bir sonucu olarak, kısmen veya tamamen yıkılır veya kullanılamaz hale gelir.

Fiziko-kimyasal bir süreç olan Karbonatlaşma ise ortamın alkalinitesini düşürerek koruyucu oksit tabakasının tahrip olmasına neden olur. Betonun alkalinitesi, hidrate olmuş çimentonun içerdiği Ca(OH)2 ile sağlanır ye pH 12 civarındadır. Ancak Ca(OH)2 zamanla havadaki CO2 ile reaksiyona girerek CaCO3‘e dönüşür ye pH 8′in altına düşebilir. Atmosferdeki miktarı hacimce %0.03 olan C02‘nin kırsal bölgelerde bile karbonatlaşmaya olan etkisi söz konusudur. CO2 konsantrasyonu arttıkça karbonatlaşma oranı artmaktadır. Karbonatlaşma derinliğinin birkaç mm ile sınırlı olduğu bilinmesine karşın kusurlu betonda, herhangi bir mekanik zorlama olmaksızın çatlaklar oluştuğundan, karbonatlaşma derinliğinin 10 cm’den fazla olduğu tespit edilmiştir.

Beton sınıfları

Betonun standart basınç dayanımı 28 gün suda saklanmış, çapı 150 mm, boyu 300 mm olan silindir numunelerin eksenel basınç altındaki dayanımı olarak tanımlanır. Gerilme cinsinden ifade edilen dayanım, kırılma yükünün, silindir alanına bölünmesi ile elde edilir. Beton sınıfları concrete = beton kelimesinin baş harfi olan “C” ile ifade edlir. Örneğin C20, 28 günlük karakteristik basınç dayanımı 20 MPa yani 200 kgf/cm² olan betondur.

Beton Sınıfı

Silindir Basınç
Dayanımı (MPa)

Eksenel
Çekme Dayanımı (MPa)

Elastisite
Modülü (MPa)

C16

16.0

1.4

27000

C18

18.0

1.5

27500

C20

20.0

1.6

28000

C25

25.0

1.8

30000

C30

30.0

1.9

32000

C35

35.0

2.1

33000

C40

40.0

2.2

34000

C45

45.0

2.3

36000

C50

50.0

2.5

37000

Dayanımı C50 den yüksek olan beton çeşitlerine “yüksek dayanımlı beton” (YDB) adı verilmektedir.

Bağlantılar

KaliteKontrol | Beton

İnşaat Bölümü

  • Comments Off

Eğridere, Çaykara

Posted on November 19th, 2008 in Uncategorized by admin

Eğridere, Trabzon ilinin Çaykara ilçesine bağlı bir köydür.

Egridereköyü ve Tarihi
Eğridere köyü Ilçenin güneyinde ilçe merkezine 4 km uzakliktadir. Kuzeyinde ilçe merkezi ve Kadahor mahallesi,güneyinde Çambasi köyü ve Marasli mezralari,doğusunda Taşören köyü İşıklıköyü (Huşo) Yükselen mahallesi,batısında Maraşlı köyü bulunmaktadır.Eğridere köyü engebeli bir arazi üzerine kurulmuş ve geniş bir araziye sahiptir.Sekiz mahalleden oluşmuştur.Yayla olarak kullanilan Cahmut yaylasi yeni Ismı (Kurtdağı yaylası) adını almıştır. Köyün güneyinde yer almaktadir.Köy arazisi Mezireler ve yayala topraklarıyla ilçe merkezinden yaylaya kadar bir bütünlük arz etmektedir.

  Eğridere köyünün kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir.Köyün eski ismi (Gorgoras)'tir.Köy

ısımlerinin Türkçelestirilmesi sirasinda köyün doğusundan akan kurt deresının kivrimli oluşundan köye Eğridere ısmi verilmiştir.

Köyün yerleşim yeri olarak seçilmesi ilk kez Baltacilioğullari, Pasalıoğullari,Niyazoğullari,Beşiroğulları,Bozoğullari,Gurnaoğullari ve Anadolu’dan gelen diğer aileler tarafindan olmuştur.

Köyümüzün 8 Mahallesi bulunmaktadır.

Mahallelerimiz :

Çamicivarı mahallesi, (Vasilaç) - Serinsu mahallesi, (Banlağulos) - Dere mahallesi, (Botameya) - Işıklı mahallesi, (Lağulos) - Ayvalık mahallesi, (İfteron) - Ovacık mahallesi, (Kanboz) - Şirin mahalle, (Şerşa) - Kaban mahalle,(Kaban) - Fındıklı mahalle, (lemetos)

   Köyümüzde her mevkinin eskiden beri kullanılan isimleri vardır.:

Örneğin; Marduraç, Kusbiliyos, Gurgulina, Şahtorman, Kaban, Boro, Kondarkambo, Kastan, Okseyes, Hacaliklersi, Kırma, Bekirorman, Pirvana, Niyaziyoraş, Kodakaban, Sarboliso, Kamenoraş, Siron, Likoraş…bunlardan bazılarıdır.

  Eğridere köyünün Mezireleri Köyden yukardadır. Bütün Mezirelere yol bağlantıları vardır.
 Köyün en güneyinde bulunan şirin mahalleden sonra Mezireler (komlar) başlamaktadır. Belli başlı mezireler; İspentam, Kukulasuyu, Kalusa, Kadohor, Tsaluka, Oksodi, Harcan, Zardabatsiha’dır. Mezirelerin en güneyinde köyün mera orman arazisi olan Mangan Korusu bulunmaktadır. Köy arazisinin en güneyinde ise Kurtdağı (Cahmut) yaylası bulunmaktadır.

Mezireler :

İspentam, Kukulasuyu, Kadahor, Kalusa, Tsaluka, Harcan, Oksodi, Zardabatsıha

Yaylamız: (Kurtdağı yaylası)
Cahmut yaylası 2003 yılına kadar bu ad ilen tanınmıştır. 2003 yılından itibaren yayla şenliklerinin yaylamızın üstündeki (Likoraşta) da Kurtdağı tepesi’nde yapıldığı için köy idare heyeti uygun gördüğü için yaylamızın adını (Kurtdağı yaylası) olarak değiştirilmiştir.
Köy’deki Asırlık Çeşme <<< Resmi büyük görmek için tıklayınız <<<

  Köyün merkezin Vakiflar Bölge Müdürlügü tarafindan koruma altina alinan oyma sanati Çesme bulunmaktadir.
  Hane sayısı: 320'dir. Eğridere köyü iki değisik dönemde göç vermiştir.Bir bölümü Bayburt,bir bölümü de Erzincan ve Çayırlı ilçelerine yerleşmişlerdir.Bu göçler iskan yoluyla yapilmiştir.Arazinin yetersizliği ve geçim imkanlarinin zorluğu nedeniyle halkin bir bölümü kendi imkanlariyla yurdun çesitli yörelerine göç edip hayatlarini devam ettirmeye çalismaktadir.Köy nüfusu doğal olarak yaz döneminde tatil sebebiyle kalabaliklasir.Aileler arasinda yardimlaşma ve dayanişma ileri düzeydedir.Kan davasi güdülmemektedir.Köy halki gün geçtikçe sosyal yapisini geliştirmektedir.Köyün merkezinde Vakiflar Bölge Müdürlüğü tarafindan koruma altina alınan oyma sanati çesme bulunmaktadir.
  Köye sosyal hizmetler 1960 yılından sonra gelmeye başlamiştir.Hizmetler Devlet-vatandaş işbirliği ile yapilmiştir.Hizmetlerin İlki köye yolun yapilişi (çoğunluğu halk tarafindan) gelmektedir.Devaminda mahallelerin ve yayla yolunun yapılmasi, 02.11.1975 tarihinde köye elektriğin gelmesi,köy yollarinin betonlanmasi,telefonun gelmesi,Köy Odasi,Sağlik evi ve İmam Lojmanindan oluşan binanin yapilmasi,köy yolunu yaylaya bağlayan dere üzerindeki köprünün yapilmasi,Fındıklımahallesine köyün ikinci elektrik trafosunun yapilmasi gibi hizmetler gelmektedir.Ayrica köyün (2) iki ilkokulu ve (4) dört camisi bulunmaktadir.
  Halkin geçim kaynaği gurbettir.Köylü 1965 yılına kadar geçimini Kalaycilik,Hizarcilik, İnsaat ustaligi ve ameleligi gibi islerden sağlamaktaydi. Bu yıldan sonra önceliği yaklasik olarak her evden bir kisinin yurt dışına gitmesi almistir. Bu da köyün ekonomisine büyük katkida bulunmustur.Köyde yaşayan halk arazisi yetersiz olmasina rağmen geçimini sağlayabilmek için Misir,Çay,Fındık,Seracilik,Cayırcılık, Büyük ve Küçükbaş Hayvancilik gibi işlerle uğraşmaktadir.
  Eğridere köyünde okuma yazma orani % 95'in üzerindedir.Köyde ilk ilkokul 1948 yılında açilmiştir.Fındıklı  mahallesinde Cumhuriyet ilkokulu 1972 tarihinde ikinci okul olarak hizmete girmiştir.Bugün itibariyle tek ilkokul hizmet vermektedir.
  Eğridere köyü ilkokulundan mezun olan bakan ve milletvekili görevinde bulunanlari yazmadan geçmeyelim.

1973-1977 döneminde milletvekili ve dönemin en genç Adalet Bakanı Ismail MÜFTÜOĞLU okulun 34 nolu öğrencisi,1983 seçimlerinde Trabzon milletvekili emekli Binbaşi Mehmet KARA okulun 6 nolu öğrencisiydi.Köyün dört adet camisi bulunmakta ve camilerin her biri tamamen mahalle ve köy sakinlerinin yardimlariyla yapilmiştir.Kur-an Kursu binasi bulunmakta fakat öğrencisizlik nedeniyle kapalidir.Yine bugün itibariyle kamu görevlisi olarak köyde 1 ögretmen ve dört imam-hatip bulunmaktadir.

  Eğridere köyünde yasayan eski din adamlarini kisaca söyle siralayabiliriz.
Niyazoğlu efendi,Suba efendi Seyh Sadoğlu Mustafa efendi,Ğurnaoğlu Hafiz Mustafa efendi ve Çataloğlu Mustafa efendi.Ali Çatal oğlu (Alaybey) Hafız Yusuf Çatal, Karahasanoğlu, Müftümüz Hafız İsmail Kaymak,Sürmenelioğlu, H.Hafız Dursun Ali Sürmenelioğlu,

1973-1977 dönemi milletvekili ve Adalet Bakani Ismail MÜFTÜOGLU ve 1983 dönemi Trabzon milletvekili Mehmet KARA köyün meclise gönderdiği sımalardandir. Mustafa YILDIZ köyün ilk Kaymakami,Prof.Dr.Necati AGIRALIOĞLU köyün ilk profesörü, Dr Fatih NIYAZOĞLU köyün ilk Il Sağlık Müdürü olarak sıralanabilir.Bunun yaninda çok sayida kamu görevlisi ve üniversite ögrencisiyle Eğridere köyünün eğitime ne kadar önem verdiğinin bir göstergesidir.

  Köyün Gurbet dağılımından köylüler Türkiye ve Avrupa'da Köy dernekleride bulunmaktadır. Eğridereköylüler dayanışma ve yardımlaşmada bir birlerine tutumludur. Dernekler faliyetlerini Köy heyeti denetimiyle yapılmaktadır.
  Köy halki dini inançlarina bagli örf,adet,gelenek ve göreneklerine bağlidir.Aile ve toplum ilişkileri ileri düzeydedir.Evlilikler genelde görücü usulde olur.Akraba evliliklerine fazla rastlanmamaktadir.
  Ayrica Eğridere köyü Spora da yatkinliğini ispat etmiştir.Bugüne kadar değisik tarihlerde düzenlenen Çaykara Kaymakamlık Kupasi turnuvalarından 8 sampiyonluğu bulunmaktadir. Çaykara İlçemizde en fazla şampiyonluğu bulunan tek Köyümüz'dür.

Köy takımımız Son şampiyonluğu 2006′dır.

Köyün Resmi Web Sitesi

egriderekoyu.net

Kültür

Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.

Köyün Dernekleri

Egridereköyü Güzellestirme ve Kalkintirma Dernegi,-
Egridereköyü Avrupa Yardim Dernegi Almanya,-
Egridereköyü Güzellestirme ve Yardimlasma Dernegi Istanbul,

Mahalleleri

- Çamicivarı mahallesi, (Vasilaç)
- Serinsu mahallesi, (Banlağulos)
- Dere mahallesi, (Botameya)
- Işıklı mahallesi, (Lağulos)
- Ayvalık mahallesi, (İfteron)
- Ovacık mahallesi, (Kanboz)
- Şirin mahalle, (Şerşa)
- Kaban mahalle,(Kaban)
- Fındıklı mahalle, (lemetos)

Asirlik Cesmesi

Köyün Merkezindedir.

Yaylasi

Kurtdagi Yaylasi (Eski adi: likoraş)

Kurtdagi Yayla Senlikleri

Kurtdagi yaylasi Likorosta yapilir.
Agustos Ayinin ilk Pazari yapilir

Coğrafya

Trabzon iline 78 km, Çaykara ilçesine 4 km uzaklıktadır.

İklim

Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 444
1997 464

Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Muhtarlık

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

2004 - Recep Yıldız
1999 - Halil Kaymak
1994 - Halil Kaymak
1989 - Mehmet Yildiz
1984 -

Altyapı bilgileri

Köyde ilköğretim Okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

  • Comments Off

MPlayer

Posted on November 19th, 2008 in Uncategorized by admin

MPlayer çokluortam biçimlerine herhangi bir diğer medya oynatıcıdan daha fazla destek veren özgür bir ortam oynatıcısıdır. Desteklediği biçimlerin tamamlanmamış bir listesi aşağıdadır:

  • Fiziksel ortam: CDler, DVDler, Görüntü CDleri
  • İçerik Biçimleri: 3gp, AVI, ASF, Matroska, MOV, MP4, NUT, Ogg, RealMedia
  • Görüntü Çözücüler: 3ivx, Cinepak, DivX, DV, H.263, H.264, HuffYUV, Indeo, MJPEG, MPEG-1, MPEG-2, MPEG-4, RealVideo, Sorenson, Theora, WMV, XviD
  • Ses Çözücüler: AAC, AC3, ALAC, AMR, FLAC, MP3, RealAudio, Shorten, Speex, Vorbis, WMA

MPlayer ayrıca görüntü göstermek için çeşitli çıktı sürücülerini destekler:
X11, DirectX, Quartz Compositor, VESA, SDL ve hayali olarak da ASCII sanatı,Blinkenlights.

MPlayer internetteki tüm genel aktarım biçimlerini oynatabilir ve dosyaya kaydedebilir.

Program Linux, Unix-benzeri, Windows ve Mac OS dahil olmak üzere birçok
işletim sisteminde çalışabilir.

MPlayer GNU Genel Kamu Lisansının 2. sürümü altında dağıtılır.
Önceden “MPlayer - Linux İçin Film Oynatıcı” ile adlandırılıyordu, ancak artık daha fazla işletim sistemi desteklediği için “MPlayer - Film Oynatıcı” olarak kısaltıldı.

MPlayer öncelikli olarak bir komut satırı uygulamasıdır fakat isteğe bağlı olarak X Pencere Sistemi altında çalışan grafiksel arayüz (GMPlayer) de kullanılabilir. Ayrıca farklı alternatif grafiksel arabirimleri de mevcuttur.

Çoğunlukla görüntü ve ses çözücüleri, yerel olarak, FFmpeg projesinin libavcodec kütüphanesi ile destekleniyor. Açık kaynak çözücülerinin yeterli olamadığı durumlarda ise, MPlayer çalıştırabilir dosyalara başvurur. Hatta Windows DLL dosyalarını WINE projesinin DLL yükleyicisi yardımıyla doğrudan kullanabilir.

CSS şifre çözücü yazılımı, Windows çözücüsü kullanımı, yazılım patentleri tarafından kordunan çözücülerin bulundurulması, GPL’e uyumsuz OpenDivX içermesi nedenleriyle bazı sorunlar yaşadı. Bu nedenle, Debian dağıtımına yeni girebildi.

Geliştirilmeye 2000 yılında başladı. Bir süre sonra programcı Árpád Gereöffy’e birçok kişi katıldı. Başlangıçta, birçok geliştirici Macaristandan idi, ama bugünlerde geliştirciler dünya her yerinden. Árpád Gereöffy MPlayer’ın ikinci nesil sürümünü yapmaya başladığı için Alex Beregszászi 2003 yılından beri MPlayer’ın başında. Maalesef MPlayer G2 birkaç sebebten dolayı durakladı.

Yardımcı bir program, film kodlayıcı MEncoder, yukarıda yazılı biçimlerden bir görüntü ve bir ses dosyası alarak bunları farklı biçimlere kodlayabilir, isteğe bağlı olarak çeşitli dönüşümler gerçekleştirebilir.

  • Comments Off

Ermenice

Posted on November 19th, 2008 in Uncategorized by admin

Tanım

Hint-Avrupa dil ailesinden bir dil. Otuz sekiz harften oluşan alfabesi MS 5. yüzyılın başlarında piskopos Aziz Mesrop Maştotz tarafından bulunmuş olup, Ermenistan’ın resmi dilidir.
19. yüzyılda Ermeni edebiyat dilinin de gelişmesiyle, Doğu (Erivan) ve Batı (İstanbul) lehçeleri arasındaki ayrım iyice ortaya çıkmış, o dönemler Farsça’nın bir diyalekti sanılan bu dilin özgün bir Hint-Avrupa dili olduğu da anlaşılmıştır.

Alfabe

Alfabe:
Name küçük harf büyük harf Latin karşılığı sayısal değeri
1 Ayb ա Ա a 1
2 Ben բ Բ b 2
3 Gim գ Գ g 3
4 Da դ Դ d 4
5 Yech` ե Ե e 5
6 Za զ Զ z 6
7 Eh է Է ē 7
8 Ët` ը Ը ə 8
9 T`o թ Թ t῾ 9
10 Zhe ժ Ժ ž 10
11 Ini ի Ի i 20
12 Liun լ Լ l 30
13 Xeh խ Խ x 40
14 C’a ծ Ծ c 50
15 Ken կ Կ k 60
16 Ho հ Հ h 70
17 Dz’a ձ Ձ j 80
18 Ghat ղ Ղ ł 90
19 Cheh ճ Ճ č 100
20 Men մ Մ m 200
21 Yi յ Յ y 300
22 Nu ն Ն n 400
23 Sha շ Շ š 500
24 Vo ո Ո o 600
25 Ch`a չ Չ č῾ 700
26 Peh պ Պ p 800
27 Jheh ջ Ջ ǰ 900
28 Rra ռ Ռ 1000
29 Seh ս Ս s 2000
30 Vew վ Վ v 3000
31 Tiun տ Տ t 4000
32 Reh ր Ր r 5000
33 C`o ց Ց č 6000
34 Hiun ւ Ւ w 7000
35 P`iur փ Փ p῾ 8000
36 K`eh ք Ք k῾ 9000
37 Oh օ Օ ō 10000
38 Feh ֆ Ֆ f 20000

Armenian Language Samples:

  • Armenian
  • Armenian Western
  • Armenian Eastern
  • Comments Off

Ünye, Ordu

Posted on November 17th, 2008 in Uncategorized by admin

Ünye, Orta Karadeniz Bölgesi’nde yer alan, Ordu iline bağlı bir ilçedir. Ordu ilinin kuzeybatısında yer alır. Doğusunda Fatsa, batısında Terme, güneyinde Çaybaşı, Akkuş ve Kumru ilçeleriyle komşudur. Kuzey sınırını Karadeniz kıyıları çizer. Bu sınırlar içinde Ünye ilçesinin yüzölçümü yaklaşık 440 kilometre kare, merkez nüfusu ise (2000) 69.250′dir.

Ünye’nin il merkezi Ordu’ya uzaklığı 76 kilometredir. Ünye 41° kuzey paraleli ve 37° doğu meridyenleri arasında, Karadeniz Bölgesi’nin, Orta Karadeniz bölümünde yer alır.

Yerleşke

Ünye sahil şeridinde Fatsa ve Terme ilçelerine, içerde Akkuş, İkizce ve Çaybaşı ilçeleriyle komşudur. Eğimin sıfıra yaklaştığı bir yerde kurulmuştur ki bu onu Doğu Karadeniz den tümüyle ayırmaktadır. Ünye ilçe merkezi geniş bir hilal oluşturan bir koy üzerinde yer almaktadır. İlçenin içinden geçen Tabakhane deresi ilçenin doğu 1/3-2/3 şeklinde ikiye ayırmıştır. Batı yakasındaki Akçay, ilçenin Terme ile fiziksel sınırını oluşturmaktadır.

İklim

İlçede tipik Karadeniz iklimi görülmektedir. Ancak arkadan geçen dağ yükseltilerinin azalmasıyla doğu karadeniz e göre daha az yağış almaktadır. Kışın donlu günlerin sayısı bir iki günle sınırlıdır.

Ekonomi

İlçe ekonomisi temel olarak tarıma dayanmaktadır. Gerçekten özellikle fındık tarımı ilçe ekonomisinin can damarını oluşturmaktadır. Gerek fındık tarımı ile uğraşan aileler, gerek fındık ticareti ile uğraşan ticarethaneler ve gerekse de fındık kırma tesisleri ekonominin can damarını oluşturmaktadır. İlçe yerleşkesinin büyük kısmını fındık bahçeleri kaplamaktadır.
Fındık dışındaki ürünler ekonomik hayatta büyük bir yer kaplamayan, ailelerin genelde kendi ihtiyaçları için yetiştirdikleri ya da köylülerin pazarda sattıkları ürünlerdir. Ünye hurması, mısır,
pancar diye bilinen kara lahana da yetiştirilmekte, son yıllarda iklimin elverişliliği nedeniyle kivi üretimi artmaktadır.

Tarım dışında ilçenin en büyük sanayi kuruluşu Ünye Çimento Fabrikasıdır. Ünye limanı beklenen canlılığa bir türlü kavuşamamıştır.Fakat içerisinde kurulan Ünye Tersanesi sayesinde gemi onarım ve yapım çalışmalarıyla daha aktif bir rol üstlenmiştir. Ünye un fabrikası ÜNSAN ortaçaplı bir un fabrikasıdır.
Son yıllarda teksitil atölyeleri sayısında bir canlanma gözükmektedir.
Esnaf işletmeleri tarımdan sonraki en önemli geçim kaynağıdır. Gerçekten esnafların şehrin siyasi hayatına da yön vermekte olduğu gözlenmektedir.

Sosyal Yaşam

Ekonominin can damarı olan fındık sosyal yaşamı da belirlemektedir. Fındığın hasat zamanı olan temmuz sonu ve ağustos aylarında ilçenin boşaldığı, insanların köylere gittikleri gözlenmektedir. Hasat mevsiminden önce ise Ünye en canlı dönemini yaşamaktadır. Son yıllarda yeni açılan fakültenin etkisiyle cafe sayısının arttığı gözlenmektedir.

Mimari

Ünye’ de mimari eski ve yeni diye ayrılabilir. Yeni olanı ülkenin her yanında görülen özellikler taşır. Siteler, kooparatifler, aşırı betonlaşma. Yine de düzgün bir yerleşke sağladıkları yadsınamaz. Şehirleşmenin sahil şeridine yayıldığı, ilçenin sınırlarının 27 km ye ulaştığı görülmektedir. Uzun sahil şeridi boyunca yükselen apartmanlar çarpık bir kentleşme sergilemektedir.
Eski Ünye’nin Ermeni ve Rumlardan kalan kısmı bu gün yalı diye bilinen yerden çakırtepe ye doğru yükselen bir alanda kuruludur. Eski Ünye evleri bu yerleşkede halen varlıklarını korumakta, son yıllarda restore edilmeye de başlanmaktadır. Eski ünye mimarisi bir yandan Osmanlı diğer yandan Rum kültüründen izler taşır.
Yalı yerleşkesinde Rum mimarisi egemenken, Kadılar Yokuşu nda Osmanlı mimarisi gözlenebilir. Geniş bir avlu içerisinde yer alan iki katlı, ahşap ve taş ağırlıklı binalar mutlaka bir çatıya da sahiptir. Şehrin göbeğinde yer alan Saray Camii bir Selçuklu eseri olup halen hizmet vermektedir. Zarif tek bir minareye sahip uzun bir camiidir ve kubbe içermez.

Tarih

Yapılan araştırmalar Ünye ve çevresinin Anadolu’daki en eski yerleşim yerleri arasinda oldugunu göstermiştir. Ünye çevresinin prehistorik dönemi ile ilgili olarak en geniş çapli araştirma, kendisi ve Ünyeli olan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Cografya Fakültesi Arkeoloji Bilim Dali Profesörlerinden rahmetli Kılıç Kökten tarafindan yapilmiştir.

Nüfus

İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre ?. Bunun ? ilçe merkezinde, ? ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.

İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; ? belde, ? köy ve ? mahalleden oluşmaktadır.

Yıllara göre ilçe nüfus verileri
Yıllar Merkez Köyler Toplam
2007
2000 250.00
1997 54.518 119.968
1990 43.900
1985 35.508
1980 28.227
1975
1970
1965
1960

Turizm

İlçede çok sayıda mesire yeri bulunmaktadır.
Çamlık diye bilinen denize bakan bir yamacın üstünde kurulmuş ağaçlık arazi 4 mevsim ziyaretçi çekmektedir. Bu alan üzerinde yer alan Çamlık motel bir konaklama tesisidir.
Çakırtepe , şehre hakim bir tepe yer almaktadır ve özellikle pide yapan dinlenme tesisleri burada yer almaktadır.
Ünye kalesi şehrin 10 km dışında kalan bir mekandır.
Uzunkum, Karadeniz in en uzun plajlarından biridir ve bu alanda başı çeker. Uzunkum,İncekum, inciraltı,çınarsuyu diye bilinen plajlar zinciri halinde kilometrelerce uzanır.
Yunus Emre mezarlığı, ozanın bilinen mezarlarından birisi de Ünye de yer almaktadır. Bir şiirine dayanarak Ünye de öldüğü iddia edilir.
Çınar, şehir merkezinde yer alan 300 yıldan daha yaşlı bir çınardır.
Son yıllarda yıldız taşıma yetkisine sahip otel sayısında artış gözlenmektedir.

  • Ünye’nin turistik mekanları
  • Ünye’nin turistik otelleri
  • Comments Off

Kurşun

Posted on November 17th, 2008 in Uncategorized by admin

Kurşun, (Lat. plumbum) periyodik tablodaki elementlerden biri olup, simgesi Pb ve atom numarası 82 dir. Yumuşak, ağır, zehirleyici, kolay dövülebilen bir metaldir. Yeni kesildiğinde mavimsi beyazdır, ancak zamanla havada oksitlenmesi sonucu mat gri bir renk alır. İnşaat sektöründe ve ayrıca çeşitli pil, mermi, lehim, ve diğer alaşımların yapımında kullanılır. Kararlı elementler içinde en yüksek atom numarasına sahip olandır. Elektrik iletkenliği düşüktür. Korozyona dayanıklı olmasından dolayı aşındırıcı sıvıların (örneğin, sülfürik asit vb.) depolanmasında kullanılır. Az miktarda antimon veya diğer metallerle alaşımlandırılarak sertlik değeri yükseltilebilir.

Bulunuşu

Kullanılmakta olan en eski metallerden biridir. Simyacılar kurşunu, en eski metal olarak düşünüp Satürn gezegeniyle özdeşleştirmişler ve onun simgesiyle göstermişlerdir. Çanakkale yöresindeki tarihi “Abydos” şehrinde bulunan bir figür M.Ö. 3000 yılına aittir. İlk üretim yapılan kurşun madenlerinden en iyi bilineni Balıkesir’de Balya-Karaaydın madenidir. Mısır’da eski Mısır medeniyetine ait kurşun borular bulunmuş ve kurşun lehimlerin çeşitli alanlarda kullanıldığı saptanmıştır. Finikeliler Kıbrıs, Sardunya ve İspanya’da kurşun madenleri işletmişlerdir.

Yer kabuğunda bulunma sıklığı 12.5 g/t dur. Nabit (doğal) olarak bulunabilen metaller arasında yer alır. Kurşunun en çok rastlanılan cevherleri, sülfür minerali galen (PbS) ve onun oksitlenmiş ürünleri olan serüsit (PbCO3) ve anglezit’dir (PbSO4). Bu mineraller arasında en önemli olanı galendir. Genel olarak sfalerit (ZnS), gümüş ve pirit (FeS2) ile birleşik halde bulunur.
Kullanımdaki kurşunun yarısından fazlası geri dönüştürülmüş ürünlerden gelmektedir.

Elde Edilişi

Kurşun cevherleri yer altından kazma, patlatma, kırma ve öğütme aşamalarından geçirilerek çıkarılır ve daha sonra ekstraktif metalurji yöntemleriyle işlenirler. Köpük flotasyonu prosesi, kurşunun, beraberinde bulunan kaya ve toprak parçalarından ayrılarak, %65-80 Pb içeren bir konsantrede toplanmasını sağlar. Kurşun konsantresi kurutulduktan sorna pirometalurjik işlemlerle önce sinterlenir ve sonra da %97 Pb içerecek şekilde ergitilir. Ürün aşamalı bir şekilde soğutularak, kurşundan daha hafif empüritelerin (safsızlıklar) dross tabakası oluşturacak şekilde yüzeyde toplanması ve uzaklaştırılmaları sağlanır. Ergimiş kurşun bulyonunda kalan empüritelerin de bir sonraki aşamada, üzerinden hava geçirilen bir ergitme işlemiyle curuf fazında toplanarak ayrışmaları ve kurşunun safiyetinin de %99.9 a çıkması sağlanır.

dafa

Çevre

Kurşun, hava, su ve toprak yoluyla, solunumla ve besinlere karışarak biyolojik sistemlere giren son derece zehirleyici özelliklere sahip bir metaldir. Yüzbinlerce ton kurşun, kurşunlu petrolden elde edilen ve kurşun tetraetil ((CH3CH2)4Pb) eklenerek oktan sayısı arttırılan yakıtlarla çalışan içten yanmalı motorlardan çıkan gazlarla dünya atmosferine boşaltılmaktadır. Atmosferden kurşun (büyük oranda metal oksitleri ve tuzları şeklinde) yağmurla tekrar yeryüzüne inerek çevremize her geçen gün daha fazla yayılmaktadır. Kurşun madenleri ve metal endüstrileri, akü ve pil fabrikaları, petrol rafinerileri, boya endüstrisi ve patlayıcı sanayii atık sularında da istenmeyen konsantrasyonlarda kurşun kirliliğine rastlanır. Pil fabrikası atık sularında 5,66 mg/L, asidik maden drenajlarında 0,02-2,5 mg/L, tetraetil kurşun üreten fabrika atık sularında 125-150 mg/L organik, 66-85 mg/L inorganik kurşun kirliliğine rastlanmıştır.

  • Comments Off

Yoncalı, Keskin

Posted on November 16th, 2008 in Uncategorized by admin

Yoncalı, Kırıkkale ilinin Keskin ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihi

KÖYÜMÜZÜN İLK ADI PÖHRENK TİR DAHA SONRA GÖZTEPE VE YONCALI OLARAK DEĞİŞMİŞTİR 1870 Lİ YILLARDA RUS ZULMÜ İLE GÖÇE ZORLANANMIŞLAR VE BU BÖLGEYE YERLEŞMİŞLERDİR KIRIM HALKINDAN VE KIRIM TATARLARI OLARAK BİLİNİRLER

Kültür

KÖYÜN GELENEK VE GÖRENEKLERİNDE BEBEK DOĞDUĞUNDA CIYIN ADI VERİLEN BİR KUTLAMA YAPILIR BU KUTLAMANIN DEĞİŞMEZ YİYECEĞİ KÖPETE DİR YANINDA HOŞAF İKRAM EDERLER ERKEKLER UŞAKLARINI EVERİP TORUN SAHİBİ OLDUKLARINDA SAKAL BIRAKIRLAR YAKINLAR BU HAYIRLI OLAYI KUTLAMAK İÇİN KATLAMA PİŞİRİRLER ÖLÜM HALİNDE BU OLAYIN YAŞANDIĞI EVDE KIYGAŞA DENEN MAYALI HAMUR PİŞİRİRLER KÖYÜMÜZÜN BAZI YEMEKLERİ: PEŞ,SÜRGÜŞ,SENEK,ŞİŞ,OŞAGK,ÖTMEĞ ŞAŞI,OĞMAÇ ŞORBASI,LAKŞA ŞORBASI,ALİŞKE ŞORBASI,KUZU SORPA,ÜYKEN BÖREK,KAŞIK BÖREK,ÇİĞ BÖREK,KÖPETE,KIRMA,SARI BURMA,CANTIK,KIYIK,KATLAMA,KIYGAŞA GİBİ DAHA BİRŞOK LEZZETLİ YEMEKLERİ VARDIR.

Coğrafya

Kırıkkale iline 44 km, Keskin ilçesine 17 km uzaklıktadır.

İklim

Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007 100
2000 140
1997 128

Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Muhtarlık

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

2004 -
1999 -HÜSNÜ BAĞCI
1994 -HÜSNÜ BAĞCI
1989 -RÜSTEM İÇİN
1984 -

SON GÜNCELLEME TARİHİ 03,06,2007 BİLGİLER ZÜHTÜ OĞLU NİYAZİ İÇİN TARAFINDAN GİRİLMİŞTİR… LÜTFEN YANLIŞLARIMI DÜZELTİNİZ SELAMLAR

tatar.balasi@mynet.com   GSM:0542 606 69 20 / 0535 824 83 47

Altyapı bilgileri

Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

  • Comments Off
Next Page »